Markaların Gündemine Pandemi Sonrası Neler Gelir?

Son 20 yılın üzerine en fazla düşünmemiz gereken konularından biri, iklim ve çevre değişimleri oldu. Zaman zaman markaların kriz iletişim planları kapsamında zaman zaman da ‘‘kurumsal sorumluluk’’ kapsamında ele aldıkları bu konu Yeşil Pazarlamateriminin de doğmasına neden oldu. 

Doğa ile dost ürünlerin tasarlanmasından, son kullanımına kadar uzanan süreçleri planlayan ve yöneten pazarlama faaliyetlerinin tamamı şeklinde özetlenebilecek yeşil pazarlama kavramının önemi Covid-19 pandemisinin ardından kendini yeniden hatırlattı. 

Yaşanan Pandemi, Dünyada Yaşanan Değişimler İçin Uyarıcıydı

Siyasetçilerden şirket yöneticilerine kadar pek çok kişi pandemi sonrası hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söyledi. Pandeminin ilk dalgalarını arkamızda bırakırken bazılarına hiçbir şey değişmemiş gibi gelirken sosyologlar ve psikologlar bu sağlık afetinin yeni bir nesli doğurabileceğini belirtti.  

Her Büyük Değişim ve Sosyal Buhran Yeni Bir Nesli Doğurur

Pandeminin ekonomik, toplumsal, psikolojik ve çevresel etkilerini gören yeni ve sorgulayan bir nesille karşı karşıya kalmamız muhtemel görünüyor.  Markaların yeni dünyada ayakta kalabilmesi için yeni neslin çevresel beklentilerine yanıt vermesi ve yeşil pazarlamaya eskisinden daha fazla önem vermesi gerekiyor.

Şirketlerin artık yer aldığı her süreçte ekolojiyi düşünmesi gerekiyor. Bu anlayışı sadece bir trend olarak gören markalar güvenirliklerini yitirme ve pandemi sonrası nesil tarafından protesto edilme riski ile karşı karşıya kalabilir. Yaşanabilecek krizlere karşı yeşil pazarlamanın bir önlem olarak görülmesi ve kaynakların değerlendirilmesi gerekiyor.

Yeşil Pazarlamanın 4P’si Nedir?

Pek çok marka yeşil pazarlama yapıyor olsa da birçok marka için bu kavram yeni süreçlerle dolu bir öğrenme serüvenine dönüşüyor. Yeşil pazarlamanın 4P’si de öğrenilmesi gereken yapı taşlarından biri olarak dikkat çekiyor. Terimler özetle şu şekilde tanımlanabilir.

Tatmin (Satisfaction): Tüketicilerinizin istek ve tatminlerini kapsar.

Sürdürülebilirlik (Sustainability): Marka ürününün enerji ve kaynaklarının devamlılığının sağlanmasını esas alır.

Sosyal Kabul (Social Acceptibility): Hem ürünün hem de işletmecilerin doğaya zarar vermediği konusunda kabul görmesidir.

Güvenlik (Safety): Ürünün tüketicilerin ya da çalışanların sağlığını riske atmaması anlamına gelir.

Yeşil pazarlama konusunda nereden başlayacağınız konusunda soru işaretleriniz varsa bir tam hizmet ajansından destek alabilirsiniz.

Dwt Mandalina / Ayşegül Baysal / Dijital Stratejist

Leave a Reply